Sultan Abdülaziz’in Ayakkabısı

21Haziran 1867 günlerden Cuma. Sultaniye yatı, tarih sayfalarına bir ilk olarak kaydedilecek yolculuğuna hazır şekilde, Dolmabahçe Saray’ının önünde demir atmış yolcusunu beklemektedir.  İstikamet Fransa’dır. Aziziye ve Orhaniye firkateynlerine, bu yolculukta Sultaniye yatını koruma görevi verilmiştir. Saat 16:00 sularında yolcumuz Dolmabahçe Sarayı bahçesinde gözükür. 32. Osmanlı padişahı, 111. İslam Halifesi Sultan Abdülaziz, Fransa’da ileri teknoloji sanayi ürünlerinin sergileneceği fuarı ziyaret etmek üzere yola çıkmak üzeredir.


Bu durum Osmanlı İmparatorluğu tarihinde bir ilktir. İlk defa bir Osmanlı padişahı, savaş hali dışında Osmanlı toprakları dışına çıkacaktır. Padişahın bu seferki amacı savaş, sefer, fetih değil, Paris Milletlerarası Sergisini ziyaret ederek, dünyada teknolojinin geldiği son noktayı görmektir. Padişah, yanında oğlu Yusuf İzzettin, Veliaht Murat, 1876 – 1909 yılları arasında Osmanlı tahtında hüküm sürecek Şehzade Abdülhamit ve kalabalık bir heyet ile birlikte 28 Haziran’da Fransa topraklarına varır. Paris’te III. Napoleon’un misafiri olarak Elysee Sarayında kalır. Sultan Abdülaziz Fransa seyahati sonrası İngiltere’yi de ziyaret eder.

Buraya kadar her şey olağan gözükse de bu seyahat öncesi küçük bir kriz yaşanır. Ne de olsa Osmanlı Padişahının ayak bastığı toprak payitahttır ve Osmanlı toprağı sayılır. Bu sorunu çözmek için çok yaratıcı bir çözüm bulunur. Abdülaziz’in ayakkabı tabanlarına İstanbul toprağı doldurulur. Böylece Abdüzlaziz, Avrupa topraklarında gezerken bile vatan toprağına basacaktır. Buna gülünür mü yoksa Osmanlı’nın geleneklerine bağlılığı takdir mi edilir bilinmez ama neticede bu diplomatik kriz çözülmüş olur.

 

 

Sevgili Sunay Akın, Türkiye İş Bankası Yayınlarından çıkan ‘Bir Çift Ayakkabı’ kitabında, bu seyahati ve onlarca ilginç ayakkabı hikayesini kendine has üslubu ile kaleme almıştır. Sunay Hoca, her zamanki gibi akıcı bir dille geçmişi günümüze taşıyor. Bize de keyifle okumak kalıyor.

 

Delinin Biri

Akıllı delilerden biri. Birbirinden ilginç konular hakkında yazar, önemli noktalara parmak basar. Akıllı ama dedik ya deli. Ne yazsa yeri...

Bir yanıt yazın